19 Eylül 2016

Yavru Köpek Eğitimi

Köpek eğitimi ne zaman başlar?

Biz eğitmenlere en sık sorulan sorulardan biridir bu. 10 yıl öncesine kadar kullanılan eğitim tekniklerinin negatif ağırlıklı olmasından dolayı kopeklerin eğitilmesine 1 yaşından önce başlanmazdı. Çünkü eğitim rutini içerisindeki negatif pekiştireçler çoğu yavrunun sinir sistemi ve anatomisinin kaldıramayacağı türdendi. Günümüzde ise yeni teknikler ile ortalama temel itaat yaşı 6 ay civarına kadar indi. Bu düşünüldüğünde moral verici bir gelişme. Fakat eğitim rutininin sadece temel itaat içindeki otur – yat gibi gündelik komutlardan oluştuğu kanısı, yavru programının önemini unutturmakta ve bu da inşa edilmesi gereken bazı sistematiklerin atlanmasına sebep olmakta. Dolayısı ile buradan da şöyle bir sonuç çıkmakta:

Köpeğin eğitimi eve geldiği anda başlar!

Yavrunun sağlıklı bir anne babadan doğduğu ve üreticinin doğum ve doğum sonrası süreci düzgün planladigi düşünülürse (problemli bir doğum ve sonrası dönem yaşamış yavru, konunun uzmanı olmayan kişiler için uygun değildir) süreç şu şekilde yürür;

• Yavrunun yaşam alanının organize edilmesi
• Yavrunun günlük programının organize edilmesi
• Yavrunun tasma ve sevk kayısına alıştırılması
• Sosyalizasyon
• Yavrunun yalnızlığa alıştırılması
• Yavrunun oyun güdüsünün geliştirilmesi
• Tuvalet eğitimi

Yavrunun Yaşam Alanının Organize Edilmesi

Hepimiz köpekleri sevdiğimiz için alır ve özellikle yavruyken eve ilk geldiğinde kucağımızdan indirmez, koltuklar yataklar dahil tüm yaşam alanımızı onlara açar ve yalnız kalmalarına pek müsaade etmeyiz.

İlk günler yavru anne ve kardeşlerinden yeni ayrılmış olduğundan yanımızdan pek ayrılmasa da kendine olan güveni yerine geldikçe ve yaşadığı alanda rahatlamaya başladıkça kendisi için olağan, bizim için problem sayılabilecek aktivitelere başlar. 2-3 odalı bir apartman dairesi, iki katli bir ev, 4-5 odalı bir ofis yavru için sıkıldıkça keşfe çıkılacak, ganimetlerle dolu bir maceradır.

Yeni dostumuza bu kadar geniş bir alan sunup, devamlı çiş-kaka, eşyaları kemirme vb. problemlere davetiye çıkartmaktansa, ona kendisi için uygun bir yaşam alanı sunup, bu alanı yaşı ilerledikçe yavaş yavaş genişletmek en doğrusu olacaktır. Bu alan bazı yavrular için bir kafes (vari-box tarzı taşıma kafesleri), bazıları için kendi bahçelerinde bir kulübe, bazıları için evin ufak bir odası olabilir. Yavru siz gece uyku halindeyken ve dışarıda olduğunuz anlarda bu alanlara kısa zaman dilimleri içerisinde zaman geçirebilir, sizler evde olduğunuz süreler içerisinde sizin yönlendirmeleriniz ile dilediğiniz alanlarda serbest dolaşabilirler. Bu sistem sizin yokluğunuzda oluşabilecek istenmeyen davranışların önüne geçecek ve bunların kemikleşmesine mani olacaktır.

Yasadığımız tüm alanı tamamen hangi aylarda onların kullanımına açacağımızın cevabı ise yavrunun karakteri, ona vereceğiniz eğitim ve bu konuda edineceğiniz tecrübeye bağlıdır.

Yavrunun Günlük Programının Organize Edilmesi

Yavrular günün büyük kısmında uyurlar, çünkü yavru uyuyarak büyür. Öncelikle ona ayırdığınız yaşam alanında yavruyu rahatsız etmeyin, bırakın düzgün uyusun. Olduğu yere devamlı birilerinin girip çıkması, sürekli uyku esnasında uyandırılıp kucağa alınması, bu düzeni bozacak ve gelişimini olumsuz etkileyecektir.

Yavrular 2 ay civarı anneden ayrılır ve mama yemeye başlar. Eğer yavruyu bu donemde aldıysanız günde 4 oyun mama vermelisiniz. Bu öğünler; 4. ayda 3, 6. ayda ise 2 öğüne düşebilir.

Mama ve suyun yavrunun devamlı şekilde önünde durması düzgün bir beslenme alışkanlığı kazanmasına mani olacaktır. Yavru yemeği, çerez gibi dilediği zaman gelip yiyebileceği duygusuna kapılacak, bu da hem ileride yapılacak çalışmalarda motivasyon amacıyla kullanılacak ödül mamalarının değerini düşürecek hem de boşaltım sistemini sürekli çalıştırarak tuvalet eğitimi almasını zorlaştıracaktır. En doğrusu bu öğünlere birer saat verip bozmadan devam etmektir.

Yavrunun günlük programının en önemli parçalarından biri de oyun zamanlarıdır. Yavrunun diş ve çene yapısına uygun olarak alacağınız oyuncaklar ile gün içerisinde 10-15 dakikalık kısa oyun zamanları enerjilerini atmaya ve yerlerinde rahat uyumalarını kolaylaştıracaktır. Yavruların parke tarzı kaygan zeminlerde oynatılmaması, ön ayaklarını havaya kaldırıp bekletilmemesi, kendinden büyük kopeklerle yuvarlanmaması kalça ve eklem problemleri yaşanmaması açısından önemlidir.

Yavrunun Tasma ve Sevk Kayışına Alıştırılması

Yavru eve gelir gelmez boynuna bir tasma takılması fakat bir kaç hafta kadar kullanılmadan durması daha sonra sevk kayışı ile yapılacak gezintiler için hazırlık niteliği taşıyacaktır. Yalnız sevk kayışını boyun tasması ile birlikte kullanmadan önce, geçişi göğüs tasması ile yapmak en doğrusudur.

Yavruya rahat edebileceği bir göğüs tasması takın ve ufak gezintiler yapmaya başlayın. İlk günler çok kalabalık, çok gürültülü, kedi köpeğin bol olduğu alanları tercih etmeyin. Geceleri çıkmayın. Onun yaşam alanına yakın sakin bölgelerde yürüyün. Eğer herhangi bir şeyden çekinir takılır kalırsa, kayış ile zorlamayın, yere çömelin ve size doğru gelmesi için onu cesaretlendirin. Her seferinde kucağınıza almayın, kendi size gelsin ki yavaş yavaş cesaretlensin. Takıldığı yerlerde mama motivasyonu da kullanabilirsiniz. Yürüyüşleri fazla uzatmayın ve iyice rahatlamadan çis kaka yapması için boşuna beklemeyin. Saatlerce bekleyecek ve kendini rahat hissettiği yere dönüp hemen yapacaktır. Yani kendi yaşam alanına..

Sosyalizasyon

Sosyalizasyon eşiği yavru için çok kısa bir süreçtir. Doğduğu an baslar 7-8 aylık olunca büyük kısmı sona erer. Bu dönem sonrasında yapılmaya çalışılan çalışmalar az randıman verir ve çok zaman alır.

Yavrunun sosyalleşmesi önüne gelen herkese köpek sevdirmek ya da her kopek ile oynatmak demek değildir. Yavru diğer canlılardan iyiyi öğrendiği gibi kötüyü de öğrenir.

Trafiğin yoğun olduğu caddelerde yürüyüşler yapmak, yürüyen merdiven, asansör, kalabalık caddelerde yürüyüşler, kendi yaş ve ebadında köpekler ile oyun oynamak işin bir parçasıdır. Ayrıca evinizde ara sıra televizyon ve ya radyonun sesini yükseltip belli seslere karşı alışkanlık sağlamaya da başlayabilirsiniz.

Yavrunun Yalnızlığa Alıştırılması

Yavru ile yaşarken ileride onun büyüyeceğini ve her yerde onu yanımızda taşıyamayacağımızı da hesaba katarak ufak yaşta onu yalnız kalmaya alıştırmak doğru olacaktır. Günün belli saatlerinde yalnız kalmak istemeyen, devamlı havlayan ve protestolar gerçekleştiren (eşyaları kemirme – çis kaka) bir köpek ile yaşamak kolay değildir. Çevreden gelen tepkiler sizi yoracak, sosyal hayatınız kötü etkilenecektir.

Köpeklerin yaşı ne olursa olsun programlı başlanırsa yalnızlığa alışabilirler. Ama yavrudan başlanması her şeyi kolaylaştırır.

Günün belli saatlerinde yavruyu kendi yaşam alanında yalnız bırakın. Bu zamanları onun karnının tok, çis kaka ihtiyacını gidermiş ve oyun oynayıp yorulmuş olduğu anlara denk getirin. En doğru sıralama;

• Yaşam alanından çıkış ve çok kısa çis kaka gezintisi
• Oyuncaklar ile oyun
• Nefes toparlanana kadar 10 dk. dinlenme
• Mama – Su
• Çiş – Kaka Gezintisi
• Yaşam alanında dinlenme ve yalnızlığa alıştırma

şeklindedir.

Yaşam alanından çıkar çıkmaz mama su vermeye çalışmak eve çis kaka kaçırmasına sebep olacaktır. O yüzden üşenmeyip beş dakika çis kaka en doğrusudur. Oyunların mama ve sudan önce olmasının sebebi ise kopeklerde en çok ölüm oranına sahip olan mide torsiynunun (mide dönmesi) önüne geçmektir. Yavru midesini doldurur, top oyuncak vs. gördüğü anda oyuna dalıp zıplamaya başlar ve midesi dönebilir. Oyunlardan hemen sonra nefes nefese su ve mama da sağlıklı olmayacağından bir müddet beklemek sağlıklı olacaktır.

Yalnızlığa alıştırılacak yavrunun yaşam alanı bizim yoğun olarak kullandığımız bölgelere en uzak evin en sakin yerlerinde belirlenmelidir. “Yazık, bize uzak olmasın, en azından bizi görsün sıkılmasın” yaklaşımı yavruya işkence etmekten başka bir şey değildir.

En önemli püf noktası da yavru ağladığı ya da havladığında asla yanına gitmemektir. Şist – Pist – Hayır demek için bile odaya girilse o kendi kafasından havladığı ya da ağladığı için sizi oraya getirttiğini düşünecektir. Ki köpek içinde çalışan sistem artarak devam ettirilir. Yani siz gittikçe ağlamalar havlamaya, havlamalar ulumalara dönecektir.

Yavrunun Oyun Güdüsünün Geliştirilmesi

Oyun güdüsünün öğrenme ve çalışma motivasyonu üzerindeki etkisi günümüzde kanıtlanmış ve büyük şirketler çalışma ofislerini bile bu yönde dizayn etmeye başlamıştır.

Bütün köpeklerin oyun güdüleri aynı seviyede değildir fakat bu güdü ufak yaşta çalışarak inşa edilebilir. Bu yaşlarda günün belli saatlerinde oynayacağınız oyunlar yavruların el ve ayaklarınızı ısırmasını ve evinizdeki eşyalarla daha az uğraşmasını sağlayacaktır.

Yavruların süt dişleri 4. aydan sonra değişir ve yenilerin gerçek dişler alır. Bu süreye kadar pelüş ve havlu tarzı yumuşak oyuncaklar seçmenizde fayda vardır. Dişlerini kaşıması için parçalayıp yutamayacağı sert oyuncakları yanında bırakabilirsiniz. Yalnız diğer yumuşak oyuncakları oyun bittikten sonra kaldırmazsanız yavru parçalayıp yutabilir ve bu da ciddi sıkıntılar yaratabilir.

Tuvalet eğitimi

Düzgün tuvalet eğitimi, yavrunun yeme içme ve gezinti düzeninin saat gibi işlemesi demektir. Yavrunun boşaltım sisteminin kendi öğünlerinin haricindeki serbest beslenmeden dolayı çalışıyor olması işi zorlaştıracaktır. Bu sebeple daha önce belirlemiş olduğunuz saatlerin dışında mama ve su verilmemesi önemlidir. Mama ve suyun devamlı önünde durması ise bu işi imkânsız hale getirir.

Yavrunun yediği mamanın aynı olması da işinizi kolaylaştıracaktır. Farklı mamalar, ödül bisküvileri ve farklı yiyecekler boşaltım sisteminin fazla ve zamansız çalışmasına sebep olacaktır.

Her mama ve sudan sonra belirlenmiş olan çim ya da toprak tuvalet alanına yavrunun bırakılması ve beklenmesi, çis kaka yaptıktan sonra ise kendi maması ile sevilip ödüllendirilmesi gerekir. Yavrular sevk kayısı ile gezmeye alışkın olmadıklarından tuvaletlerini tutacak ve kendilerini rahat hissettikleri yerde yani evde yapacaklardır. O yüzden mümkünse serbest gezinti başlangıçta en iyisidir.

Yavrunun kalabalık ve gürültülü ortamlarda da ciş kaka yapmasını beklemek doğru olmayacaktır. Bu genç ya da yetişkin köpekler için uygundur.

Çok uzun yürüyüşler yapıp saatlerce beklemek yerine sık sık aynı yere çıkmak daha mantıklıdır. Başlangıçta çiş kaka işi kemikleşene kadar aynı yere gitmekte ve diğer köpeklerin çis kaka yaptığı yerleri seçmekte fayda olacaktır.

Yavru dışarıda çis kaka yaptıysa ardından kendi yaşam alanlarımıza almakta, yapmadıysa 1 saat kadar kendi yaşam alanında tutup tekrar denemekte fayda vardır. “Çis kaka yaparsan yanımızda olursun” düşüncesi gün geçtikçe yavrunun beynine yerleşecek ve işiniz hızlanacaktır.

Kolay gelsin ☺

Cem Bakaçhan

“Göktürk InTown Dergisi Mayıs 2016 sayısında yayımlanmıştır.”

 

0 Comments

Add comment

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>